BASIN BÜLTENLERİ

Anasayfa / Kurumsal / Basın Bültenleri

HİPOTİROİDİN HAMİLELİK ÜZERİNE ETKİLERİ


 

Tiroid bezi, boyunun ön orta hattında, adem elmasının altında bulunur ve yaklaşık olarak 15-25 gram ağırlığındadır. Özetle tiroid hormonlarını üreten endokrin organımız olduğu söylenebilir. Tiroid hastalıkları ise diyabetten sonra üreme çağındaki kadınlarda en sık karşılaşılan endokrin bozukluğudur. Bu hastalıklarda sebep tiroid hormon bozukluklarıdır. Bu infertilite (çocuk sahibi olamama), önemli gebelik sorunları, fetal gelişim bozuklukları ve yeni doğan bebekte problemler geliştirebilir. Hipotiroid üreme çağındaki kadınların yüzde 2-4'ünde bulunduğu çalışmalar tarafından bildirilmektedir. Yeterli tedavi edilmediğinde genç kadınlarda adet düzensizlikleri ve hatta prolaktin hormonundaki artışa bağlı olarak galaktore (memeden süt gelmesi) oluşabilir. Çocuk sahibi olamayan kadınlarda değişen oranlarda tsh ve tiroid hormonlarında düzensizlikler bulunması nedeniyle böyle hastalar için tiroid fonksiyon testlerinin yapılması ve aşikar hipotiroid saptanan olgularda mutlaka tedavi önerilmektedir.

 

Gebelikte Görülen Hipotiroid Mutlaka Kontrol Altına Alınmalı

 

Gebelikte hipotiroidin görülme sıklığı yüzde 0,3-0,5 olarak bildirilmektedir. Ancak klinik bulgu vermeyen tsh yüksekliği ile belirlenen subklinik hipotiroid sıklığının ise yüzde 2-3 oranında olduğu belirtilmektedir. Gebelikte hipotiroidin önde gelen nedenlerinden birisi de iyot eksikliğidir. Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi alan hipotiroidik gebelerde, gebenin ve fetusun morbiditesinin arttığı bilinmektedir. Gebelikleri süresince uygun ve yeterli tedavi alan hipotiroidik olgularda ise anneye ve fetusa ait komplikasyonlar genel popülasyonla benzer oranlarda bildirilmektedir. Hipotiroid gebelerde etkili olarak; spontan düşük, gestasyonel hipertansiyon, anemi, erken doğum, doğum sonrası kanama ve nöropsikiyatrik gibi değişiklikler gösterilebilir.

 

Bu tür gebelerdeki fetal etkiler ise; Emsey Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Tayfun Garip beyin gelişiminde bozukluk, nöropsiko entelektüel fonksiyonlarda bozukluk, prematürite, düşük doğum ağırlığı ve ölü doğum sayılabilir. Günümüzde hipotiroidin olumsuz etkilerinin bilinmesiyle birlikte gebeliğin erken dönemlerinde özellikle tiroid disfonksiyonu açısından riskli kişilerin (daha önceden geçirilen tiroid hastalığı, tiroid antikor pozitifliği, ailesinde tiroid hastalığı olanlar, otoimmün hastalığı olanlar, tip 1 diyabet varlığı, baş ve boyuna radyasyon uygulanmış bireyler, infertilite, düşük ve erken doğum öyküsü bulunanlarda) taranmaları önem kazanmıştır.

 

Gebelik sırasında hipotiroid saptandığında vakit geçirmeden tedavisine geçilmeli ve dört ila altı hafta aralıklarla takipte değerlendirilmelidir. Gebelik öncesi hipotiroidi olan bireylerin gebelik sırasında ilaç dozunun (L-tiroksin ihtiyacının artacağından dolayı) yeniden değerlendirmesinin ve yakın takipte tutulması gerektiği hatırda tutulmalıdır.  

 

 01.02.2017 SEALİFE DERGİSİ

Hızlı Randevu